CEMRE

  • 24.12.2005 - Sigarayı bırakmaya çalışan bir tiryakinin günlüğü..
  • BİRİNCİ DAKİKA
    Sevgili günlük, Bu sabah Hürriyet´in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vücuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vücuduma etkilerini gösteren tabloyu başucuma astım. İçimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın üzerindeki dolu sigara paketini buruşturup çöpe sallıyor ve sağlıklı gürbüz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.
    SEKİZİNCİ SAAT
    Sevgili günlük,
    Tabloya göre sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale dönüyormuş. İnanır mısın, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat önceki halinde de anormallik hissetmemiştim,ama normale dönmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak için Teoman´ı aradım, sigarayı bırakmama "geçici Ubeyd Korbey sendromu" adını taktı. "Oğlum" dedim,  "bak tam sekiz saattir sigara içmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".
    Bunu söyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu söyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. Hain işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gerçekten, demek ki günde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da günde bir kere normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız günde üç kez normale dönemeyeceğine göre benim kazancım ne bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teomandan  ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....
    ONUNCU SAAT
    Sevgili günlük,
    Sigarayı bırakırken başlangıcın çok zor geçtiğini duymuştum. Hiç de değilmiş. Az önce yemek yedim, iştahım açılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin üzerine sigara içmeyeceğim.
    ON BİRİNCİ SAAT
    Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden sonra içsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişçiye gidip kabak çekirdeği alayım, oyalanırım.
    ON ÜÇÜNCÜ SAAT
    İki saattir aralıksız kabak çekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu çekirdeğe elini sürünce bırakamıyorsun."
    ON DÖRDÜNCÜ SAAT
    Kabak çekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara içme isteği uyandı. Çöpe attığım sigara paketini ararken telefon çaldı, Teomanmış. "Sağlığında yeni düzelmeler var mı?" diye sorup kahkaha attı .Vay ayı vaaay, sigarayla mücadelemde başarısız olmamı bekliyor demekki. Bu beni sinirlendirmekten çok kamçıladı. Ulan Teoman, görüşürüz bakalım. İlk işim sigara paketinin olduğu çöp torbasını evden atmak
    ON YEDİNCİ SAAT
    Sevgili günlük,
    Kendimden utanıyorum. Az önce kapıdaki çöp torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı götürmüş. Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı söyleniyor. Şişman ve sinirli biri olup Hüseyin´e benzemeyeyim sakın?
    YİRMİ DÖRDÜNCÜ SAAT
    Sevgili günlük,
    Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yüzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman´ı aradım az önce, sana en fazla 15 gün veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından sözettim, güldü. Gül bakalım Teoman efendi, gül... Gidip kabak çekirdeği alayım.
    İKİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Dün çok kötü geçti. Kuruyemişçiye gidip bir kilo kabak çekirdeği aldım. Gazeteleri çıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluç köşesinin yarısını "kabak çekirdeğinin cinsel güce katkıları"na ayırmış. Allahım, ya kuruyemişçi de okumuşsa yazıyı? Ulan yüz gram al çık, bir kilo niye alıyorsun? Bundansonra o dükkanın önünden geçemem.
    ÜÇÜNCÜ GÜN
    Sevgili günlük,
    Çok güzel bir gündeyiz. Sigarayı bırakmamın üzerinden 72 saat geçti, yani sinir uçlarım bugünden itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da güzeli, sevgilim geliyor. Bugün biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...
    DÖRDÜNCÜ GÜN
    Sevgili günlük,
    Dün ne güzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı çıktık, ben sosisli sandviç almak istedim, hanımefendi karşı çıktı. Neymiş, yürüyerek yemek yenilmezmiş. Durduk yerde kavga çıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka söyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yürüyerek yemek öyle yenmez böyle yenir" diyerek elimde tabak yürümeye başladım. Bir yandan da musakkayı yemeye çalışıyorum. Kız kaçmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan köpükler çıktığını farkedince durakladım. Elimdeki tabağı çöpe atıp eve döndüm. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.
    BEŞİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Bu sabah İstikbal´den çek-yat gelecekti, öğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden sinirlerim tepeme çıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sözünde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat üçte geldiler, ben odunla kapıya çıkınca tedirgin olup kaçtılar. İstikbal´i arayıp siparişi iptal ettim, Yataş´ı var Mobella´sı var canım, banane yani...
    ALTINCI GÜN
    Sevgili günlük,
    Sevgilim aradı, bana çok kızgın olduğunu söyleyip bir çuval zır zır yaptı. zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara imesin mi? Dumanı suratıma üflediğinde çaktırmamaya çalışarak içime çekmeye çalıştım. Ulan özlemişim be...
    YEDİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Kabul etmem gerekir ki bugün çok sinirliydim. Gevşemek için televizyonu açıp belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel´da Timsah Avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir yılan almış, yılan çıtır çıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek gülüyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş.Ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic´I açıyorum, zürafalar var, daha iyi. Ama zürafalardan, Mary ve ailesi diye söz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Süt içip uyumaya karar veriyorum, süt şişesinin üzerine "lütfen çalkalayınız" yazmışlar. Çal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz eşşoğlueşşekler sizi be! Akşam arkadaşlarla bira içmeye gittik. Buinsanlarne kadar anlayışsız var ya günlük, aklın oynar.Ulan zaten sigarasız bira içiyorum, beynim sulanmış, hala üzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise çıktı, dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığındanberi kilo aldın lan k...." deyince dayanamayıp kafa attım Teoman´a. Yapmasam iyiydi.
    SEKİZİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Teoman arayıp bir daha benimle görüşmek istemediğini söyledi. Çok umurumdaydı sanki. Gereken cevabı verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi çekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.
    DOKUZUNCU GÜN
    Sevgili günlük,
    Sana ne zamandır sevgili günlük diye seslenmediğimi farkettim. Oysa sen bu dünyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugün ne oldu biliyormusun, sevgilim beni terketti. Alçak kadın, Manyaklaştığımı söyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak çekirdeğinin suyunu çıkardım, her tarafımda sivilce çıktı.
    ONUNCU GÜN
    Sevgili günlük,
    İki gün önce, sigarayı bırakmanın çeşitli yöntemlerinden sözetmiştim. Ben iki yöntemi birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım. Günde üç tane yemeklerden sonra Parliement içiyorum. O kadar zaman sonra ilk içilen sigaranın bir güzel kafası var, şaşırırısın.
    ON BİRİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe çıkardım. Ha üç, ha beş. Eskiden günde bir paket içiyordum, şimdi beş tane içiyorum. Yine kazançlıyım yani...
    ON İKİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Bugün gazetede Amerika´da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere göre günde 10 taneye kadar sigaranın çok fazla zararı yokmuş. Üstelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu. Madem öyle günde 10 tane Camel içebilirim.
    ON ÜÇÜNCÜ GÜN
    Sevgili günlük,
    Sevgilimi ve Teoman´ı arayıp özür diledim. Sevgilim, bir süre daha görüşmek istemediğini söyledi. Ağzımdan köpükler çıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey söyleyemedim. Teoman aramızda geçen hadiseyi sigaraya yordu, ona göre yavaş yavaş sigara içmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete geçmiş. Neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.
    ON DÖRDÜNCÜ GÜN
    Sevgili günlük,
    Teoman´la ocakbaşına gittik. İçtiğim sigaraları saymadım. Teoman´ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek içiyorum, kime ne? Sana da soruyorum günlük, sana ne?
    ON BEŞİNCİ GÜN
    Sevgili günlük,
    Püfür püfür içiyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sözünü verince geri döndü. Elveda günlük, bir daha işim olmaz seninle.

    Kynk: Alıntıdır..
    Yorum ( 10 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 24.12.2005 - HAKLISIN
  • Geçenlerde okudum..Sanıyorum bu günle birlikte üç gün olacak. Kendime çok kızdım. Ve yaptığım şeyin hani derler ya ''kaş yaparken göz çıkarmak'' diye işte öyle olduğunun farkına vardırdı okuduğum yazı. Ben her zaman ki ben sadece kendi gözlüklerimle gördüğüm dünyadan konuşan ben..Şimdi sessiz kalıyorum. Bir sevdalının uzaktan sevdiği kişiye karşı özlemle bakışı gibi sessiz sedasız gelip geçiyorum. Ama bunu bana soranlar varsa ben diyorum ki bu gözler, bu eller, bu parmaklar inan ki ne kırmak ne acıtmak ne de hicvetmek içindi. Sadece bir paylaşımdı kendi duygu ve düşüncemi.Ama şimdi daha yüzeysel olacağım. Kırmamak adına, incitmemek adına. Kabuk bağlamaya yüz tutan yaraları yeniden kanatmamak adına. Şimdi rahatsız etmeyeceğim.Sessiz ve sedasız olacak gelip gitmelerim...Ne ayak seslerim duyulacak ne de gözlerde bana ait bir yazı canlanacak.. Hakkım yoktu Bunu keşke isyan bayrakları çekmeden önce  farketse idim.

    Yorum ( 8 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 24.12.2005 - Zor Değil Artık Bilmek...
  •     Eskiden bir arkadaşınızın hayatında birileri varmı yokmu diye kolay kolay soramazdık. Olurya insanda bir çekinme duygusu var.Olurya kızar olurya yanlış anlar... Şimdi ise kolay oldu hatta artık sormaya bile gerek yok.Evet evet bunu çoğumuz bilir ama hiç böyle düşünmemişte olabilir. Ramazan Bayramında arkadaşlarla bir kafede oturmuş muhabbet ediyorduk. Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli. Eee merak ediyorsun arkadaşındı onlar. Herşey sorulur rahat rahat ama ''hayatında biri varmı?'' diye sormak  kolay değil. Birileri başlangıcı yapmalı idi değil mi? Artık buna da gerek kalmadı. Hatta burdan birilerine teklif etme niyetinde olanlara duyurulur. O kişinin eğerki telefon numarası telsim olmuşsa bilin ki hayatında birileri var. (Artık ben birilerinin telefon numarasını alırsam dikkat eder oldum). Bizde tabi konuya ''ee hayatında birileri var mı?''  diye değil  de ''kim bu kişi?'' diye girdik. Başta yok öyle bişey deselerde..Kanıtı gösterince açıldı sandıklar döküldü çeyizler.

     

    Cemre   

    Yorum ( 6 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 22.12.2005 - AH ÇEKİŞLER....
  • ESKİDEN
    Çember çevrilir,
    Su musluktan içilir,
    Ağaçlara tırmanılırdı.
    Bebekler bezden,
    Silahlar tahtadan,
    Resimler kömür karasından yapılırdı.
    Kızlara ninelerinin, erkeklere
    dedelerinin İsimleri
    konulur,
    Saatli maarif okunurdu.
    Komşuda pişen
    Bize...
    Bizde pişen komşuya düşerdi.
    Geceler ayaz,
    Sokaklar karanlık,
    Yıldızlar parlak olurdu.
    Turşu, salça, mantı
    Evde yapılır,
    Karpuz kuyuda soğutulurdu.
    Erik ağacının çiçeği,
    Pencere camımıza yaslanır,
    Güz yaprakları bahçemize düşerdi.
    Kardan adam yapılır,
    Evlerde soba yakılır,
    Kış gecelerinde masal anlatılırdı.
    Merdiven çıkılır,
    Aidat ödenmez,
    Yönetici seçilmezdi.
    Evler badanalı,
    Sokaklar lambasız,
    Mahalleler bekçili olurdu.
    Ajans radyodan dinlenir,
    Çizgi roman okunur,
    Defterlere kenar süsü yapılırdı.
    Hayat,
    Arkası yarın gibiydi,
    Kesintisizdi.
    Her gün yaşanacak bir şey vardı.
    Herkes kendi düşünü kurar,
    Kendi hayatını oynardı.
    ŞİMDİ
    Şimdi,
    Herkes
    Yoğun,
    Yorgun
    Ve
    Tek Başına..

    Yorum ( 10 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 17.12.2005 - YüzsüzsüN...
  • Acı bir gerçeğe geçen Ramazan ayında tanık oldum.Akşamın geç vakitleri çalışmaya dalmış bir şekildeyiz.Ayak seslerini duyduk önce, ''acaba kapıyı kapatmamışmıydık, kimki bu geç saatte gelen'' diye düşündük..Bir taraftanda ayakların yaklaşma seslerini dinliyoruz..Sonra şekli şekil olarak gözükmeyen kolunun teki yerinden fırlamış bir yere gitmiş gibi duran, yüzünde şekil bozukluğu, konuşamıyormuş gibi yapan biri..Ama bu kadar şekil bozukluğuna rağmen  ellerini iyi açıyordu doğrusu..İnanmadım içimden inanma hissi gelmedi ama yinede verdik birkaç kuruş gitti..15 dk kalmadı çıktık işyerinden.Ben ve stajyerim..Akşamın karanlığı..Dolmuş bekliyoruz..Sonra birden o kalabalık içinde biri gözüme ilişti.Birde ne göreyim o bizim şaftı kaymış dilenci senden benden sağlıklı orda durakta dolmuş bekliyor.Birde o yerinden fırlamış kolu nasıl düzeldi ise yerine gelmiş ve parmakları sigara tutuyordu.Dimdik bir şekilde fosur fosur sigara içiyor.Bizi görünce yönünü değiştirdi.Hangi yüzü utandı ise.Olmayan yüzü mü?...

    Yorum ( 8 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16.12.2005 - Ayak sesleri duymadım ki...
  • Bir sevda çöreklendi yüreğime,

    Öyle sessiz sedasız oturdu ki

    Ne bana sordu,

    Ne de ben farkettim gelişini..

    Ne zaman bir acı hissettimse

    İşte o zaman anladım ki...

    İçten içe büyüyen bir tomurcuk var yüreğimde...

     

                                                                           Cemre...

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 16.12.2005 - DAVETSİZ MİSAFİR
  • Bana sordun mu Gelirken

    Şimdi öylece git

    Tıpkı geldiğin gibi

    Sessiz sedasız...

    Dur...!!! Bekle..!!!

    Giderken kapıyı sıkı kapat.

    Bundan sonra ne bir misafir ağırlamak,

    Ne de gidenlerin arkasından ağlamak istiyorum...

    Nasıl geldiysen öyle de git.

    Artık kapattım gönül penceremi

    Davetsiz gelen sevdalılara...

                                               Cemre

    Yorum ( 4 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 15.12.2005 - İdeal limon...
  • Salataya mı?, Çorbaya mı?, Çaya mı?, neye olursa olsun en ideal limon.. sulu sulu...

    Yorum ( yok ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14.12.2005 - Merhaba......
  •  

    Bana kıvırcık diyebilirsiniz...

    Yorum ( 7 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

  • 14.12.2005 - MADEM EBELENDİM..:)))
  • Şimdi bu bir blogcu gelenneği imiş.Ve ebelenince aklına gelen herhangi birşey yazacakmışsın ama 20 farklı olacakmış...Eee başlayım bari anca bulurum..:)))

    __ Bu gün yine  haber alamadım...Şimdi ne yapıyor acaba?

    __ M.K.'mı çok ama çok seviyorum..

    __ Şu tamponu merak ediyorum doğrusu..:)))

    __ Uykucu uyandımı acaba..

    __ İşten sıkıldım artık çalışmak istemiyorum

    __ Papatyaları sevmiyorum çünkü hep sevmiyor çıkıyor.. Bana inat yapıyor ya...

    __ Yeğenimin adı karanbole oldu..hala koyamadık...

    __ ''Öpüyorsam ayrılığın gözünden sana olan sevdamdandır bilesin..'' bu söz hiç aklımdan çıkmıyor ki..

    __ Kaç etti yahu bu sorular beni ele verecek.. 

    __ Şimdi sıcacık bir kahve olsa fenamı olurdu...

    __ Gitti canım  penguenler ben o kadar da dedim...sakalım yokki.Ben bile almaya kıyamamışken nasıl kıyarsınız...Ben dedim ama dedimdi dimi...

    __ Telefonum neden çalmaz ki.??? Bekliyorum hala çalacak diye..

    __ Canım annem seni çok seviyorum..

    __ Peder benle konuşuyorda ben pas vermiyorum..:)

    __ Donuyorummm ayaklarım buz kesti..

    __ Bekleyen bekleniliyorsa beklemekte güzeldir.

    __ Allah'ım sen kimseyi hasta etme olanlarında acısını sızısını dindir.(Amin)

    __ Boşver kelimesini sevmiyorum..Neden sorusunun cevabı olarak..

    __ Renklerden maviyi, sevgilerden sadık, güven dolu olanını,  dostlardan dürüst olanını seviyorum.

    __ Dünkü yapamadığım işleri yapmalıyım of ki ne of ya...

     

    He he şimdi sıra bende bende söbeleyeceğim...KANTÜRK, Çağlar,Cadıkazanı38

    hadi bakalım kolay gelsin...

    Yorum ( 9 ) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

    Hakkımda

    Bağlantılar

  • Giriş Kapısı
  • Cemre
  • Arşiv
  • Canlar
  • İşte Burdayımmm :p
  • RSS

    Arkadaşlarım

  • incelemeelemani
  • tungsten
  • duslersokagi
  • caglar
  • yunusum
  • gulsah20
  • cadikazani38
  • samanyoluaydin
  • simarik
  • Özkan Özdemir
  • kanturk
  • mehtapligeceler
  • ilkay1
  • geyikfm09
  • vega99
  • maisu
  • karamelek38
  • esmuker
  • kevsergur
  • internetkurdu
  • bensibel2
  • dingorevlileri
  • cemregumus
  • subune
  • gazikemal
  • irem56
  • aytac45
  • vaktimesk
  • Sayfa: 1 - Toplam: 5
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa